Kısa Kısa

-
Önce burdan buyur, günün anlam ve önemini Barış abi belirtsin: http://fizy.com/s/125yfh
-
Aloha sevgili okurum, cancağzım. Ne kadar uzun zaman oldu görüşmeyeli. Næptın?
-
#benilkokuldayken hiç mi hiç tembel teneke değildim. Olm hep sınıf başkanlığını bana verirdi ilkokul örtmenim. Büyük sorumluluk. Bildiğin inektim lan düşündümde. Gün geldi devran döndü okur tembel teneke oldum. Öyle ki koskoca yazı ders çalışarak geçirdim. Ona rağmen; talebelik zor zenaat. Sende bilirsin.
-
#universiteyeyenibaslayanlaricintavsiyeler çok bende. Mesela fotokopi candır, canandır, kurtarıcıdır. Sonra bak okulu potansiyel sevgili cenneti olarak görmemek lazım-ı müstezattır(ne demek bilmiyorum).
-
Twitter'da TT'leri telefondan girince göremiyorum, içimde ukte kaldı bi kaç bişey yazıyım dedim idare et.
-
Bak bayramı unuttuk. Gerçi başta barış abiye devrettim o işi ama tekrar edelim: Happy Eid Mubarak 1432 H.
-
Ya nolur artık nerde o eski bayramlar demeyin. Anladık yok işte. Giden gelmiyo. Daha ne zorluyonuz anlamıyorum ki.
-
30 Ağustos zafer bayramımızda kutlu olsun! ikisininde yeri ayrı be okur. Neden kurbanı kutlarken bastıra bastıra zafer bayramı olduğunu belirtirsin ki. Bayrama denk gelmese zafer bayramınız kutlu olsun diyecekmiydin? Johari penceresinden bi bak kendine. Çok sinirlendim bak şimdi.
-
Zafer bayramın kutlu olsun!
-
İnanır mısın toplu mesaj atanlara inat herkese tek tek özel mesaj atıyorum. O da benim farkım.
-
Ne kadar laf söylese(k)mde yayınlanan en eski dizileri bile izliyorum. Bakma öyle sende izliyosun belli gözünden. Sabah iki aile, hayat bilgisi, doktorlar, akasya durağı, çocuklar duyması.. Devamını getirirsin sen.
-
Eskiden yabancı dizi izlerdim hemde bi oturuşta 6-8 bölüm ya da 2-3 film ardarda(fesatlaşma) izlerdim. Artık tv müptelası olduğumu farkettim.
-
Ne günlerdi; Prison Break, Lost bi solukta bitmişti..
-
Farkettiysen pek ilginç bişey yazamadım. İçimden gelmiyo yazacak bişey. Böyle değildim eskiden bana ne yaptılar..
-
Velhâsılı kelâm, gün gelecek anlatacaklarım bi çırpıda çıkacak'!
-
Aloha!
Resim:deviantart(reklam aldım)
More…
Ne Olduğu bilinemedi !
Son zamanlarda çok sık duyar olduk "Sosyal Ağ" kavramını. Yeni yeni internet üzerine, internette sosyalleşme üzerine televizyon programları yapılmaya başlandı. Nedir ki bu sosyal ağ, gerçekten sanal sosyallik diye birşey mümkün mü acaba?
Web 2.0'ın hayatımıza girmesi ile herşeyi anında görür olduk. İnternet başında daha çok vakit geçirmeye başladık. Dış dünyayla bağlantımız sadece internet oldu. Dolayısıyla sanal sosyalleşme kavramı ortaya çıktı. İnternetten ayrılmadan arkadaşlarımızla konuşabileceğimiz, içerik paylaşabileceğimiz ortamlara yöneldik. Mobil teknolojininde gelişmesi buna destek oldu zira artık heryerden sosyal ağlara erişebiliyoruz (hatta ücretsiz). Teknoloji uzmanları sanal sosyalleşme olur mu, gerçek sosyallik mi yoksa değerlerimizi kaybediyoruz gibi sorulara cevap arayadursunlar, sosyal ağlarla ilgili bir kaç ilginç bilgiye göz atalım:
-
Dünyadaki internet kullanıcıların 3'te 2'si sosyal ağlarda yer alıyor.
-
Kullanıcılar ayda yaklaşık 700 Milyar dakikayı sosyal ağlarda geçiriyor.
-
Şirketlerin %90'ı Linkedin kullanarak eleman alıyor.
-
200 milyon kullanıcı mobil facebook sayfasına erişiyor.
-
Ayda 50 milyardan fazla içerik(Fotoğraf, bağlantı, blog yazısı) paylaşılıyor.
-
Ülkemizde internet kullanan 30 milyon kişinin %57'si internette; internettekilerin %77'si sosyal ağlarda.
-
Facebook'ta dünya sıralamasında 4.sıradayız.
-
Eğer Facebook bir ülke olsaydı 500 milyon üyesiyle Dünya'nın 3. en çok nüfusa sahip ülkesi olacaktı.
Bu rakamlara bakarsak internet kullanıcılarının (hemen) hepsi, sosyallik olur mu olmaz mı düşünmüyor, tüm sosyal ağlara katılıyor. Aslına bakılırsa artık çağın bir gereksinimi. Artık markalar ve kişiler web sayfası yapmaktansa Facebook'ta ya da başka bir sosyal ağda sayfa açarak tanıtımını yapıyor, etkinlikler sosyal ağlarda duyuruluyor. Bu durumda sosyal ağlara katılmak isteğe mi bağlı zorunlu mu size kalmış.
Bana gelince, Bildiğim tüm sosyal ağlarda varım(lifestream).Flickr, twitter,formspring. Olması birşey kazandırmasada olmamasından iyidir.
Yazımın sonunda şu karikatürü paylaşmak istedim. Benim de durumum buna yakın:

More…