Yaptığımız herşeyin aslında bizi yansıttığını düşünürüm hep. Davranışlarımızda, hobilerimizde, günlük yaşantımızda yaptıklarımızda hatta konuşmalarda bile aslında kendimizi anlatıyoruz istemeden.
İki gündür devam eden kar yağışı büyük küçük herkesi dışarı çıkardı. Kartopu oynayanlar, eline poşeti alıp yokuştan aşağı kayanlar ve her bi köşede kardan adamlar. Yapılan her kardan adam aynı şekilde yapanın aklından geçenleri ya da yaşam tarzını yansıtıyo. Bugün gödrüğüm her kardan adamda farklı bi özellik vardı. Yapan ne düşünmüş bilemem ama ben baya bi anlam çıkardım.
İlki harbi adam. Tek kaşlı, bıyıklar aşağı doğru inmiş, resimde belli olmasada elinde tesbihide var. Recep İvedik kadar olmasada, kıroluk üst noktada.

Gelinler. Soldaki kardan adam, aslında kardan kadın desek daha doğru olur, gelin olmuş gidiyo. Belinde kuşağı, gerdanında beşi bi yerde. Makyajını tamamlamak için dudaklarına salça bile getirilmiş, daha sürülmemiş. Damadını bekleyen bir gelin. Yanında damadı da var aslında ama henüz tamamlanmamış, takım elbisesi hazır değil beklide.
Hemen yanındaki de başka bir gelin. Onun kınası yakılmış, kuşağı bağlanmış. Hem ağlarım hem giderim diyenlerden değil, keyfi yerinde.


Bu adam belli ki çok çekmiş. Ağzında sigarası, çektikçe hem sigarası hem kendi hemde derdi bitiyo.

Ekmek parasını modellikten kazanmaya çalışan, işi gücü kazandığı üç kuruş parayla eve bi lokma ekmek götürmek olan bi kardan adam.

Bu Türk sinemasının eski jönlerinden, ya da 90'lardan kalma bi şarkıcılardan. Yüksek bel pantolon, yana taranmış saçlar..

Buda bir üsttekinin arka tarafı. Kardan adamlarında iki yüzlüsü var demekki. Ama iyi yönüde var, en azından 2 yüzü olduğunu görebiliyorsunuz.

Ve diğerleri:




Senede belkide bir kere geçecek bir manzara var dışarda. Her mevsimin tadını çıkarmak gerek değil mi?
More…